Archive for Kasım, 2009

Komşum trilyoner.


Ciddiyim, sayısal loto çıkmış. 16 trilyon ikramiyesi vardı 3 kişi bilmiş biriside komşum. olacak işe bak,tamı tamına 5.6 trilyon tlnin sahibi oldu.

Bu adam daha geçen hafta elimde terlemiş çekirdekleri alıp midesine götüren adam, iddaa bayiinden çıkmayıp brezilya 2.ligine kadar takip eden adam, yine o bayide ikramiyesi çok diye hadi bu sefer sayısalda yapalım diyor, 5.6 trilyon ytlnin sahibi oluyor.

Bu olay beni ciddi ciddi şansa inandırmaya başladı. şimdi düşünüyorum nasıl şanslı olurum diye. bişeyler bulursam paylaşıcam söz.

Leave a comment »

üzülmek gerekirken sevinmek. paranoya değil ama yapmak.


Ya şimdi kafam çok karışık yazı biraz değişik olabilirde, bidaha yazamam bunu ondan yani.

Şimdi düşününki sevgilinizden ayrıldınız, normalde bi erkek birey olarak üzüntüyle karşılamanız gerekir, barışma mesajı atmanız falan, yok hiç yok öyle bişey ya. oh kurtuldum sonunda diyorum resmen. bide eski sevgiliyle barışmamak lazımmış bunu anladım ben.

dejavu yaşıyorum lan oha. yok barışırken değil yazıyı yazarken yani.

Neyse başlıkla alakasız bi yazı olmakta ama barışmayın yani eski sevgiliyle. hatta böyle mülayim olarak ayrılıp konuşmayın bile. Yedekde tutmayın demiyorum tabiki bazen ihtiyacınız olacak ama onların sivri olanları var arada acı olanları, atın onları hiç uğraşmayın közlemeye yoksa canınızı yakar. mümkünse kavgalı ayrılınki bidaha içip mesaj atmayasınız. hadi göreym sizi, yapınca beni seviceksiniz.

Leave a comment »

Meriç olmayın.


 

Karikatür anlatıyor herşeyi. En sevmediğim tip hakikattende, hemde her sevilesi kızın yanında olması cabası.

Size sesleniyorum hemcinslerim. Gerekirse çekiç olun, meriç olmayın. lütfen bak.

bi gün bu .pnetörlerle ilgili daha uzun bi yazı yazıcam ona göre

Leave a comment »

Free hugs. Sarılmak bedava.


İnternette rastladım. bunu okuyup klibi izlemelisiniz kesinlikle.

Adamın teki Londra da hayatı planladığı gibi gitmez. Ne olursa olur , bizi de pek ilgilendirmez.Yaptığı değil de yapacağı önemlidir çünkü. Evine , Sidney –Avustralya ya döner.Artık havalimanında , gelenler bölümünde ,bir küçük sırt çantası ile ordadır. Ne bir karşılayanı , ne bir eski arkadaşı vardır.

Etrafına bakar.Birbirlerini öpenler ,karşılayanlar ve sarılanlarla doludur. Onun hayatı ise kimsesizdir.O da birilerinin ona gülmesini ,öpmesini ,sarılmasını ister.

Şehre indiğinde , marketten bir gazlı kalem ile bir kartonun iki tarafına ‘Hug for Free’ yani ‘Bedava sarılma’ yazar.Bir de tutmak için bir tahta.Şehrin en merkezi , dört yoluna gider ve tahta pankartı kaldırır.
Ne mi olur ?
İzleyin gerçek bir hikaye….
Bu kampanyadan etkilenen bir müzik grubunun enfes şarkısı eşliğinde….
Klip gerçektir…

Comments (1) »

komşuma, tüm komşulara bu.


Annem temizlik hastasıdır benim, bunun komşuyla alakası yok pek tabi, bende ondan alışkanlık olarak temiz birisiyimdir, her akşam dişlerini fırçalayan, yemekten sonra ellerini yıkayan birisi. ama üst komşuma isyan ediyorum.

ben en insani ihtiyaçlarımı karşılamak için banyoya her adımımı attığımda, sanki beni bekliyor gibi kafamın tam üstüne çekiyor sifonu ibnetör. adeta kafama s.çıyor.

Hayır sonra psikolojik olarak çökmüş vaziyette oluyorum,ne banyoya adım atasım geliyor ne bi hevesim kalıyor. yapma güzel komşum, üst katta olabilirsin ama kafama yapmana gerek yok.

Leave a comment »

Mesaj. sms falan.


Tam alıyorum telefonu elime, gözlerimi açmış ekrana dikerken görüyorum mesaj simgesini orda, yolda . yeni geliyor. yeni doğan bi çocuk gibi saniye saniye süzüyorum gelişini, hemen sonra ekranda beliriyor.  1 yeni mesaj diye,  ıssız günlerde mutluluk kaynağı oluyor belki, en yalnız anında masumca telefona gelen giden yokmu diye baktığında , ama hep tam telefonu elime aldığımda oluyor . mutluluk kaynağı . aslında söylemek istediğim buydu.

Leave a comment »

Çaydanlıktan soğuk su içmek.


bambaşka bi tutkudur bu.  hani kaynatırsınız suyu önce, sonra su bi soğur ya, çaydanlığın ucunu dudaklarınızın arasına aldığınızda yüzünüzün en prüssüz hallerinden birini elde ederken hani, o metal tadı gelir ya ağza.. hemde o soğumuş su öyle güzel gider ki o tatla beraber.

her zaman yapmanızı tavsiye etmem tabi ama o tadı hatırlamak bile sizi sevindirecek eminim.

not: fikri çok sevdiğim karikatürist umut sarıkayadan aldım.

Leave a comment »

%d blogcu bunu beğendi: